MS Life.org Multiple Skleroz

  • Yazıtipi boyutunu arttır
  • Varsayılan yazıtipi boyutu
  • Yazıtipi boyutunu azaltır
Anasayfa MS Hakkında Yeni Bilgiler MS ile Alakalı Haberler Gelişmeler PROF.DR.EGEMEN İDİMAN-NÖROIMMUNOLOJİ LABORATUARI MS ÇALIŞMALARI
21
Oca

PROF.DR.EGEMEN İDİMAN-NÖROIMMUNOLOJİ LABORATUARI MS ÇALIŞMALARI

Dile kolay 30 yılını multipl skleroz çalışmalarıyla geçirmiş Prof.Dr.Egemen İdiman .Dokuz Eylül Üniversitesi Nöroloji Ana Bilim Dalı'nda Doç.Dr.Serkan Özakbaş ve diğer ekip arkadaşlarıyla birlikte hastalara ve bilime hizmet ediyor.Hem bu polikiliniğin çalışmalarını,hem de bir yıldır faaliyet gösteren nöroimunoloji laboratuarını tanımak için Prof.Dr.Egemen İdiman ve Doç.Dr.Serkan Özakbaş ile birlikte bir söyleşi gerçekleştirdik.


9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji Polikliniği'nde yapmış olduğunuz çalışmalarınızı anlatır mısınız? Bu çalışmaları farklı kılan nedir?


Eİ:Benim MS ile çalışmaya başlamam 1978 yılına dayanıyor.2 yıllık bir uzmandım ve o sırada Ege Üniversite Nöroloji AD'da çalışıyordum.Yeni alt birimler oluşturulurken benim de Multipl Skelroz 'la ilgilenmem kararı alındı.Ege Üniversitesi'nde kurulan Multipl Skelroz Polikliniği Türkiye'de kurulan ilk polikliniktir.Tüm alt birimlerin kuruluşunda olduğu gibi,hocam Türk Norölolojisinin en saygın isimlerinden Prof.Dr.Bedriye Kot'un aydınlık ve geniş vizyonu ile kurulmuştur.O gün bugün tam 30 yıldır MS'le ilgileniyorum.1985 yılında 9Eylül Tıp Fakültesi'ne geçtim.Ben fakülte değiştirirken polikliniğe kayırlı çok sayıda hasta da benimle birlikte geldi.Dokuz Eylül Tıp Fakültesi henüz kurulma aşamasındaydı ve birçok eksiğimiz vardı.Ancak o sırada büyük bir şansım oldu ve Türkiye'deki ilk Manyetik rezonans (MR) görüntüleme merkezi Dokuz Eylül Tıp Fakültesinde kuruldu.Yıllar böyle geçerken Serkan Bey'le çalışma şansım oldu.Şimdi organize bir polilinik yürütüyoruz.Ben 30 yıldır asistan gibi çalışan bir hekimim .Serkan Bey'de bu yöntemi benimsemiş ve öyle çalışan bir hekim.O nedenle de belli bir ilke içerisinde sevgi ve saygıyla çalışıyoruz.

Benim temel ilgi alanım nöroimmunöloji.Daha önceden nöroimmunolojik çalışmalarımızı değişik branşlara ait laboratuarlarda yürütmüştük.1991'de Karolinska Enstitüsü Huddinge Hastanesi Nöroinnunoloji laboratuarında Prof.Dr.Hans Link ile çalıştım.O günden beri Nöroloji AB Dalı içinde bir nöroimmunoloji laboratuarı kurmak istiyordum.Tabii ki çok zor bir şeydi.Emeklerim ve zaman içinde giderek artan şanslarımız bir yıl önce böyle bir laboratuarın kurulmasına olanak sağladı. Bu Türkiye'deki Nöroloji AB içerisindeki ilk nöroimmunoloji laboratuardır.Bu laboratuarda Beyin Omurilik sıvısının tüm analizleri ve her türlü ELİZA teknikleri uygulanabiliniyor.Bir de tabii bugün Türkiye için çok önemli olan ve interferon kullanan hastalarda nötralizan ve blokan antikorlara bakabiliyoruz.Bu Türkiye için büyük bir kazanımdır diye düşünüyorum.

Çok iyi yetişmiş bir biologumuz ve bir araştırma hemşiremiz var.Çalışmalarımız çok hızlı başladı ve laboratuarın bir yılda ulaşmış olduğu tepe noktasından çok memnunuz.


Sizin ve ekibinizin çalışma ilkelerinden söz eder misiniz?

Eİ:Türkiye'de batıdan farklı olarak bir öğretim üyesinin bir çok görevi var.Birincisi eğitim  hizmeti,ikincisi hasta hizmeti,üçüncüsü araştırma hizmeti.Birimimiz üçünün dengelenebildiği,birbirlerini engellemeksizin götürülebildiğini gösteren bir birim.Bunun içinde çok emek harcıyoruz.Bugün ulaştığımız bu düzeyin harcadığımız emekle ilgili olduğunu düşünüyorum.Bilimsel gelenek ve ilkeler yaşamımızı kolaylaştırıyor.O nedenle belli bir ilke içinde çalışan birim bizi bu düzeye taşıyor.Bazen en büyük zamanımızı hasta için ayırdığımızı düşünüyorum.Ama bu,hiç bir zaman öğrenci,asistan ve araştırma için ayırgığımız zaman ve emeği engellemiyor.Sanırım belli ilkelerle,belli bir alışkanlıklarla ve emekle ,yorgunluktan yakınmadan götürebiliyoruz.


SÖ:30 yıl MS Polikliniği yapmak aslında bu ilkelerin ne kadar sağlam olduğunu gösteren bir şey.Sürekliliği gösteriyor.burada çok önemli bir simge de ortaya çıkıyor.Ms hastaları için ve MS'le ilgili yapılan tüm çalışmalarda da süreklilik ve tutarlılık çok önemli.Ben son 1 yılına yetişebildim çalışmanın ve bundan çok mutluyum.

Eİ: Şunu da önemle belirtmeliyim ki bu denli ilkeli çalışma disiplinimi hocam Prof.Dr.Bedriye Kont 'tan aldım.Serkan Bey her ne kadar kendilerinin öğrencisi olmadıysa da bir üçüncü kuşak olarak bu ilkelerle yürüdüğünü görmekten çok mutluyum.


Türkiye'dekigenel sağlık hizmetlerinin kalitesi yükselirken düzenlemeler ve problemler de değişiyor.MS hastaları uzun süreli tedavi gören hastalar.Hem sizin onlarla ilişkilerinizde hem onların hayatında bu düzenlemeler nasıl bir değişim  gösteriyor.Bunlar çalışma koşullarınızı,hastalarla olan ilişkileriniz ya da hastalarınızı nasıl etkiliyor?

Eİ:9 Eylül Multipl Skleroz Plikliniği'nin çok uzun bir geçmişi olduğu içingerek bölgede gerek Türkiye'de bir çok hastanın hiç değise bir kez olsun görüşünü almak istediği bir yer.Giderek çok daha fazla sayıda hasta görüyoruz.Tıbbi açıdan gerekenlerinin gerektiği zamanında yapıldığını biliyor hasta.Önce tanısını anlamak ve tartışmak için gelir.MS tanısı aldıktan sonra yaşanan ilk depresyonu birlikte atlatmaya çalışırız.Daha sonra hastalığın düzenli izlenmesi gerektiğini belirtiriz.Tedaviye başlarken neden bu tedaviye gerek duyduğumuzu anlatırız mutlaka.Hastanın poliklinikten kopmamasını isteriz.O süreklilik onun sağlığını koruyacaktır diye düşünürüm.Ancak tıbbın bütün dallarında  olduğu gibi bir konuyu iyi bilmeniziyi tanı koymanız yeterli değildir.Önemli olan o tanıdan sonra hastaya ulaşması.Bu aşamada sosyal güvence çok önemlidir.Hastanın sosyal güvencesi yoksa aylık giderleri çok yüksek olan bu tedavilerden söz bile etmeyiz,onlar bize sormadıkça.Hastalığı denetleyebileceğimiz başka tedavilerden söz ederiz ve onunla izlemeye alırız.

Ben her hasta için erken immunomodulatör tedaviyi savunan hekimlerden değilim.Ancak yıllar içinde edindiğimiz deneyimimizi çok önemsiyorum.MS le uğraşan deneyimli hekimler hangi hastanın nasıl seyredeceğini çok iyi hisseder ve yanıldığımız pek olmaz.Çünkü bu önyargımızda poliklink bulgular ve inceleme verilerini temel alırız.Yasalar şu anda Türkiye'de ilk ataktan sonrakierken MS tedavilerine izin vermiyor.Belkide bu doğru.İkinci atağın ne zaman geleceğini bilemeyiz.Öncelikle tanı doğrumu onu anlamaya çalışırız.MR ufkumuzu çok genişletti.Eskiden ikinci atağı beklerken bugün MR ı yanımıza alarak kötü seyredeceğini düşündüğümüz hastalarda erken tedaviye başlayabiliyoruz.İlerlemeye başlayan hastalarda immunomodulatör ilaçların kesilmek zorunda kalması ayrı bir sorun.Devlet belli bir özürlülüğe ulaşmış kişilerin ilaç ödemesini yapmıyor.Bu noktada çok sıkıntımız var diye düşünüyorum.Çünkü etkisinin az olduğu varsayılan durumlarda bile ilacı keserseniz hasta kötüye gidiyor.Bu çok net görülüyor.Başka bir şey yapamadığımız için ilaçlarla önünü kesmeye çalışıyoruz.Yasalar karşısındaki durumumuz bu.Yasaların işleyebilmesi için önce hastanın sağlık güvencesi olacak.Ondan sonra ödemeler geliyor.

SÖ:Hastaların belki doğrudan üniversite hastanelerine gelebilmelerinin sağlanması  olumlu bir şey.Bu birazda MS'in özelliğinden kaynaklanıyır.İstediği hastaneye demek istemiyorum o kötü bir sağlık politikası olabilir.Ama genel olarak bu durumun çok uzun sürmeyecağini düşünüyorum.Çünkü çok sıkıntılar içeriyor,bunlar da pek çok alana yansıyacak.Aslında hastaların gelebilmesinden hoşnutuz ama bir süre sonra ekip olarak,hasta yatak sayısı olarak sıkıntı yaşanacaktır.Şu anda bile üniversitede belirlenen MS Polikliniği gününün dışında poliklinik yapmak durumunda kalıyoruz.

Eİ: Bu defa hastalar bizim odalarımıza taşınıyor.Bir de şunu çok net ifade etmek istiyorum ilk gelen hasta dışında ne ben ne Serkan Bey özel  hasta statüsünde hasta bakmıyoruz.Onun için arşivimiz çok düzenlidir.Varlıklı hastalar kadar gerçekten yoksul hastalarımızda var.Böylece adaletli bir sistem oluşturuyoruz.


Ekibinizde kimler var?

Serkan Bey ve benim dışımda Laboratuarımızı yöneten bir biolog arkadaşımız var.Serap Tufan.Çok iyi bir eğitim almış hemşiremiz var Esra Çoşkuner.Bizimle çalışan yüksek lisans öğrencisi bir psikologumuz var Billu Çelik.Bütün araştırmalarımızda, özellikle Nörooftalmoloji konusunda büyük desteğini aldığımız Prof.Dr.Fethi İdiman var.Tevazuya gerek yok diye düşünüyorum.Biz çalışkan ve keyifli bir ekibiz.


Serkan Bey MS 'te yaşam kalitesi tanımlamasını çok duyuyoruz.Nedir MS'te yaşam kalitesi,nasıl sağlanır ve ne yapılmalıdır?

SÖ:Aslında bilimsel bir çalışma için kavramlardan biridir yaşam kalitesi.Herhangi biri yaşam kalitesinden ne anlıyorsa MS'te de onu kastediyoruz.Ms yaşam sürecini kısıtlamayan bir hastalık,bu nedenle yaşam kalitesi daha da önemli oluyor.Yani bir hastanın tanı konulduktan sonra yaşayacağı uzun bir ömür var.Hastalığınkendisinden kaynaklanan kısıtlamaların bulunmadığı durumlarda yüksek yaşam kalitesi sağlanmış diyebiliriz.Ama bunu alt gruplara ayırabiliriz.Sağlıkla ilgili sorunun iyi olmasının yanı sıra hem bilişsel işlevler dediğimiz kendini ifade etme,çevreyi algılama,diğer insanalrla ilişkiler hemde sosyal ilişkileri hem ruhsal durumunu içeren iyilik durumu yüksek yaşam kalitesi.Bunun düzeyini de yaşam kalitesi olarak belirtiyoruz.Dolayısıyla çok önemli.Aslında yalnızca MS için değil akut yada kronik bütün hastalıklar için çok önemli.

Yaşam kalitesinin iyileştirilmesi için sizlerin yapabileceği bir şeyler var mı?

SÖ:Bence en önemli kısmı ki , bunu Egemen Hocayla hep konuşuyoruz.Önce testlerle hastanın yaşam kalitelerinin ne durumda olduğunu değerlendiriyoruz.Bununla başlıyoruz.Bizimle görüşmeleri sırasında belirtmedikleri sıkıntılarını yaşam kalitelerini çeşitli ölçeklerle ölçerken anlayabiliyoruz.Bunların belirlenmesi çok önemli.Sonra birlikte çözümler üretiyoruz.

Sosyal yaşamlarını yönlendirmeye çalışarak, İzmir'de bulunan Ve Türkiye'nin ilk MS derneklerinden biri olan İzmir Ms Derneği'nin kendi katkısını kullanarak sosyal yönden kendilerini daha iyi hissetmelerini sağlıyoruz.Bunun için çok iyi özelliklere sahip bir ekibimiz var.Multipl Skleroz konusunda eğitilmiş hemşiremiz var.Onun hastalarla yakın temasıyla hastaların yaşam kalitelerini yükseltmeye çalışıyoruz.Bir yandan da MS'le ilgili Türkiye'de şimdiye kadar üstünde çok durulmamış ama  yapılması gerekli şeyleri planlamaya çalışıyoruz.Yine derneğin bünyesinde, yeni yapılan binamızda MS hastaları için fizyoterapi merkezi oluşacak.Hastalara yalnız olmadıkları hissini vermek, her zaman destek alabileceklerini bilmelerini sağlamak kaliteyi bir basamak yükseltiyor hiç kuşkusuz.

Bu konuda sizin söylemek istedikleriniz nelerdir Egemen Hocam.

Eİ:Bir aidiyet duygusu yaratıyor dernek.Çok önemli bir şey.Çok önemsiyorum derneği.Hep ne derler hekimden değil çekenden sorun.Onların bazı sıkıntılarını onlar kadar iyi anlayamayabiliriz.Ama onların sıkıntılarını anlayabilecek yakın Ms'li dostları var.Ellerini tutabilecekleri,danışabilecekleri.Ben aralarındaki dayanışmanın çok iyi ve ileri olduğunu düşünüyorum.Herbakımdan büyük bir dayanışma bu.Sağlık açısından,sosyal ilişkiler açısından.



http://www.mslidostlar.com sitesinden alıntıdır

 

Yorumlar
RSS
Sadece kayitli kullanicilar yorum yazabilir!
ebus   |01-06-2013 06:38:17
fizik tedavi almak istiyorum ankadayım üniversitelerden 532
4478298 arayn lütfen ellerim titriyor sağ baçağımı düz
basamıyorum.Bende ararım sorun olmaz lütfennn

3.26 Copyright (C) 2008 Compojoom.com / Copyright (C) 2007 Alain Georgette / Copyright (C) 2006 Frantisek Hliva. All rights reserved."